“Sevdiğiniz İşi Yapın!” - “Hadi canım o kadar hayalci olma!”

Her yerde bir moda almış gidiyor: “Sevdiğin işi yap. İşinden nefret ediyorsan istifa et.” Sanki bu insanlarla aynı dünyada yaşamıyor gibi hissediyor musun? Ben bazen hissediyorum. Hayat bu kadar zorken nasıl olur da hemen işinden ayrılabilir ki insan?

Tabii bu düşüncelerin kaynağı da çok çalışıp psikolojik yıpranmaya çok açık olan Amerikan toplumundan çıkıyor. O zaman diyorum ki kendi kendime: “Fırsatlarıyla ve yaşam standardıyla tüm dünyaya ilham veren ABD’de yaşasaydık düşünmeden istifa ederdik ama Türkiye’de yaşıyoruz.”

Yine de diğer taraftan insanların kariyerlerinde neler yaptığını dinlediğim 10 seneyi aşkın süreyi gözümün önünden geçiriyorum:

- Evet bazıları şanslı zaten doğuştan aileden parası ve çevresiyle doğmuş
- Evet bazıları şanslı, hep önüne fırsatlar çıkmış

Yine de bu “bazıları” arasında olamayan ama sonradan sevdiği iş ortamına kavuşan insanlar yok mu?

Kesinlikle var. Neden olmasın?

Onlar arasında olmak istemez misin?

1- Tutkunu keşfet. İnsanın sevdiği şeyi keşfetmesi çok kolay görünür yine de zor bir iş haline gelebilir. İnsanın tutkusunu keşfetmesi ciddi ve meşakkatli bir yoldur. Yine de kafaya koyup yola çıkınca keyifli ve hızlı akan bir yolculuk haline gelir. Unutma, tutkunun ne olduğunu bir gün durup dururken keşfetmeyeceksin. Tutkunu bulmayı gerçekten istiyorsan kendini bu işe ada, keşfet, çalış…

2- Sabır ve Sebat. Diyelim ki tutkunu buldun ve hedefini belirledin. Hop diye olmayacak, hayatta her zaman her şey o kadar kolay olmaz. Yine de kendini başarıya doğru konumlayıp sabırla bekleyen, beklerken sebatla kendini hedefi için hazırlayanlar için fırsatlar eninde sonunda gelir. Bazen bu hedef o kadar inanılmazdır ki hayal gibi görünür. Mesela 30 yaşından ve uluslararası ortamda geçirilen başarılı bir kariyerden sonra 2-3 sene hazırlanarak pilot olmayı hedeflemek gibi. Garip gelebilir ama bu gerçek bir hikaye. 40 yaşından sonra istediklerini yapmaya başlayanlar, 50 yaşında emekli olup yeni bir hayata geçenler... Birçok örnekler var, çevrene baktığında senin de göreceğin örnekler olabilir.

3- Çok çalışma. Buraya kadar olay anlatılanlar kulağına Secret kitabından çıkmış düşünceler gibi geliyor olabilir. Evet haklısın, tutkun için sabır ve sebat etmek her zaman yetmez. Çalışmak, bazen de çok çalışmak gerekebilir. Tutkunu keşfettiğin andan itibaren çalış, durmadan ilerle. Sevdiğin işe geçiş yapmak için mutlaka şimdiki işinden istifa etmene gerek yok. Hatta sakın istifa etme! Önce kendini hazırla, ortamını ve fırsatlarını hazırla. Yani tutkuna ulaşabilmek istiyorsan bunu ikinci bir iş olarak kabul etmek iyi bir fikir olabilir. Mesain bittiğinde ikinci işinin mesaisi başlayacak. Ne kadar yoğun çalışırsan çalış, ne kadar çok çocuğun olursa olsun mutlaka bir yolunu bulabilirsin bu ikinci iş için. Yeter ki koşullarını “başarılı” olacak şekilde kurgulamaya hazır ol. Başarı bir iş kurup milyonlar kazanmak değildir tüm dünyada pompalananın aksine. Herkesin başarı kriteri kendisine özgüdür.

Başlamaya hazır mısın?

Harita

İLETİŞİM

T: 0212 274 51 21 / M:0531 407 3030 / E: bilgi@filizdemirbag.com

Bağlantılarım

Sosyal Medya