Linkedin Profiliniz CV’den Daha Fazlasıdır

Linkedin ve benzeri iş ağları genel olarak iş arama, iş geliştirme, profesyonel etkiyi artırma veya işe alım amaçlı araştırmalar için kullanılıyor.

Her ne amaçla kullanırsanız kullanın burada oluşturduğunuz iş ağınıza, kendiniz ve hedeflerinizle ilgili, iş yaşamınızı olumlu yönde etkilemesini umduğunuz önemli mesajlar vermeye çalışıyorsunuz.

Yeni bir araç, eski alışkanlıkları terketmeyi gerektirir.

Bu tarz internet iletişimleri olmadan önce seneler ve seneler boyunca iletişimlerimiz ya yüzyüze görüşerek ya da yazı üzerinden statik olarak gerçekleşti. Linkedin’e de ister istemez eski yazılı iletişim alışkanlıklarımızı taşıyoruz. Yani buradaki iletişimler çoğunlukla “statik” (durağan) olarak algılanıyor.

Yeni döneme adapte olabilmek için şu farkı anlamak önemli: Internet üzerinden iletişimler eşzamanlı olarak hem yüzyüze hem yazılı iletişimlerin yerini aldı. Bu farka göre iletişimlerinizi farklılaştıramazsanız Linkedin ve benzeri ağlardaki başarı öyküleri sizin için ne yazık ki uzaktan duyacağınız öyküler olarak kalmaya devam edecek.

Sıkça gördüğüm “eski tarzı bırakamama” sendromlarından birkaç örnek vereceğim:

-          Özgeçmiş Bilgilerini Girip Beklemek. Bir şirketin veritabanına özgeçmiş bilgilerinizi girmekle aynı yararı alırsınız. Linkedin özgeçmişinizden daha fazlasıdır. Sadece özgeçmiş bilgilerinizi girip fırsatların size gelmesini beklerseniz treni kaçırabilirsiniz. CV’de sadece çalıştığınız şirketler, pozisyonlarınız ve iş tanımınızla ilgili bilgi verebiliyorken Linkedin profilinizle deneyimlerinizin üzerine bakış açınız, çevrenin sizin hakkınızda düşündükleri, kendinizi ifade ediş tarzınız, vb iş dünyasındaki tüm etkinizle boy gösterebilirsiniz.

-          Linkedin cümleleriyle iletişim kurmak. Bir adım öteye geçip değişik insanlarla etkileşme başladınız, bağlantı sayınızı her gün son hız artırıyorsunuz. Peki bağlantı daveti gönderirken nasıl bir mesaj atıyorsunuz? Eğer tüm iletişimizini Linkedin’in standart mesaj cümleleri üzerinden yürütüyorsanız karşıdaki kişi kanlı canlı bir insanla iletişime geçtiği izlenimi edinemez. Davet gönderdiğiniz arkadaşlarınızdan bir “merhaba”yı sakınmayın. Diyelim iş arıyorsunuz, 50 işe alım danışmanına (headhunter) aynı anda otomatik mesajla bağlantı daveti gönderdiniz. Davetinizi kabul ederlerse onların aramalarında biraz daha yukarı çıkmanız mümkün ama aldıkları bir sürü başvuru arasında kendinizi ayrıştırıp akıllarında kalabildiniz mi? Kesinlikle hayır. B

-          Yarını düşünmeden yazmak. İş dünyasındaki etkinizin uzun dönemli olduğunu her zaman hatırlamakta yarar var. Bir görüşmede, toplantıda yarattığınız etki bile uzun yıllar arkanızdan gelir. Üstelik internet üzerinden yapılan yazışmalar hem kalıcıdır hem de daha fazla insan tarafından görülür. Yani etkisi daha fazla ve daha kalıcıdır. Linkedin’in özel yaşamı paylaşma alanı değil, nasıl ki işe gelirken farklı denize giderken farklı giyiniyorsak özel ve iş profillerini de ayrı tutmakta ve tabii bir yorum yazarken 2-3 kere düşünüp sonra ilerlemekte fayda var.

Sizinle son olarak bir bağlantı paylaşıyorum. Linkedin sayesinde kariyerlerinde fırsatlar yakalamış bazı kişilerin öyküleri var: http://www.youtube.com/view_play_list?p=FB024D9DDBCEF774

Harita

İLETİŞİM

T: 0212 274 51 21 / M:0531 407 3030 / E: bilgi@filizdemirbag.com

Bağlantılarım

Sosyal Medya