Yaşamınızın Değerlerini Keşfedin

“Holding onto anger is like drinking poison and expecting the other person to die –

Öfkeye tutunmak zehir içip karşıdakinin ölmesini beklemek gibidir.”

Gezi olaylarından çok önceydi bu söze rastlamam. Nüfus artıp yaşama alanımız daraldıkça mı acaba öfke ve stres bu kadar artıyor. Çünkü İstanbul’da dışarı çıktığınızda herkesin sinirli, öfkeli olduğunu görüyorsunuz.

Geçmişle ilgili öfkelerimiz: Ailemize, aile dışı kişilere, hatta kendimize de olabilir

Günlük yaşamdaki öfkelerimiz: benimki son zamanlarda daha çok trafik ve taksi şoförleri odaklı

İş yaşamındaki öfkelerimiz: Birçok şey sayabiliriz burada da.

Bir duygu çok baskın olduğunda dünyayı o duygu çevresinde algılamaya başlıyoruz. Dünyayı öfke perspektifinden algılamak (kısıtlı zamanlarda da olsa) kendi elimizle zehir içmek gibi bir şey. Öfke, insanın içini bir anda kurutan, çölleştiren çok güçlü bir duygu. Peki bunun çözümü ne? Öfkeyi bastırıp hiçbirşey yokmuş gibi mi davranacağız? Tabii ki hayır. Herhangi bir duyguyu bastırmak hiçbir zaman işe yaramıyor, aksine gücünü daha da artırıp patlamalara yol açabiliyor.

Öfkelendiğiniz konulara dikkat edin. Aslında şu yaşamı yaşamaya değer kılan şeylere saldırı olduğunu hissettiğimizde öfkeleniriz. Koçluk terminolojisiyle “değerlerimiz” bizim bam tellerimizdir. Hem bize inanılmaz bir güç verirler hem de değerlerimizin çiğnendiğini hissettiğimizde sonradan mantıksız gelecek kadar sinirlenebiliriz.

“Şimdi buna neden bu kadar sinirlendim?” dediğiniz olaylara bakın. Ya da çevrenizin öfkelenmenize şaşırdığı durumları inceleyin. Kuvvetle muhtemeldir ki o durumun altında bir ya da birkaç değeriniz vardır.

Koçluğa ilk başladığım dönemlerde bir eğitim almıştım. Değerlerin de çalışıldığı bir bölüme geldik. Şehir planlamacısı olan bir bayan en önemli değerlerinden birinin rahat yaşanan, insanlara kolaylık sunan, güzel görünümlü bir şehir olduğunu söyledi. Tabii hepimiz için önemlidir bu ama birinin hayatındaki en temel 3-5 değeri arasına bunu koyması bana ilginç gelmişti. Böyle bir değer olabileceğini hiç düşünmemiştim.

Kendimde de şunu farketmiştim ilk defa değerlerle ilgili çalıştığımda. Bir konuyu anlatırken karşımdakinin yeterli bilgiyi vermemesi olumsuz duygular yaratıyor bende. Bir doktora ne kadar güvensem de yeteri kadar bilgi almış hissetmezsem güvenim sarsılıyor ve bir daha o doktora gitmek istemiyorum. Çünkü bilgi benim için dünyadaki en önemli değerlerden biri. Eğitimlere gitmek, bir bilene danışmak beni her zaman çok mutlu eder.

Değerlerinizin farkında olmak bu öfke ve siniri daha iyi yönetmenizi sağlayacaktır. Değerinizi bilirseniz, bunu çevrenize de anlatmanız daha etkili olur.

Ayrıca kendi değerlerinin farkında olan kişi genellikle çevresindekilerin değerlerine karşı da daha duyarlıdır. Şirketlerde, tüm toplumda herkesin bu farkındalıkla yaşadığını düşünün. O zaman iletişim, empati, birbirimizi anlama gibi temel becerilerimiz de daha gelişmiş olmaz mı?

Kendi değerim diye söylemiyorum bilgi insanı yüceltir. Değerlerinizin farkında olarak yaşamak farklı bir boyuta geçmek gibidir.

Değerlerinizi nasıl bulacaksınız? Eğer şirketinizde koçluğa dair bir eğitim varsa içeriğinde büyük olasılıkla bu çalışmalar da yapılıyordur.

Ya da siz koçluk eğitimi alabilirsiniz.

Ama en basiti bu amaçla bir koçluk almak olur. Çok uzun bir çalışma olmayacaktır ama hayatınıza çok şey katabilir.

Harita

İLETİŞİM

T: 0212 274 51 21 / M:0531 407 3030 / E: bilgi@filizdemirbag.com

Bağlantılarım

Sosyal Medya